|
Ankara yağ geri kazanım tesisleri gezisine katılan üyelerimizin izlenim ve görüşleri. 16 Temmuz 2004
Herkese selamlar, Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Ankara gezimiz benim için hem verimli hem de güzel insanlarla geçirilmiş güzel bir gündü. İnanın gelemeyen veya gelişini sonradan iptal etmek zorunda kalan arkadaşların adına üzülüyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler. Bizi ağırlama işini başarıyla yürüten Serap'a da ayrıca teşekkürler. (Aslında program 7'de bitsin diye bi çay daha içebilirdik.) Bu arada şu t-shirt ve bez poşet projesiyle ilgili önerilerimi yineleyeyim. (özellikle dizayn eden arkadaşa) Bence t-shirt üzerindeki karikatür (ve tabi konuşma baloncuğu içinde bir slogan) olması sevimli olur. Yada arka yüzü tamamen slogan taşıyabilir. Ya da illa bir adam olacaksa çöp adam olabilir :))) Geziyle ilgili aldığım notlara gelince: (Serap ve benim notlarımdan) Gezimimizin ilk durağı Engin geri Kazanım Tesisi idi. 25 işçi kapasitesiyle Ankara Lalahan'da hizmet veriyor. Burada atık yağların geri kazanımıyla yeniden kullanılabilecek hale getiriliyor. Daha doğrusu bunu yapmak üzere tesis kurulmuş ve çalışmaya başlamak üzere. Şu anda yağlar için yapılan işlem daha basit görünen bir işlem (süzme, tortulardan ayırma ... gibi). Ama faaliyete geçecek olan tesis epey kapsamlı bir şemada ifade edilebilen, benim için karmaşık işlemler içeriyor. Engin geri kazanım atık yağların hem alınacak yerlerden toplanmasını hem de geri kazanımını üstlenmiş durumda. Ve yağlar kesme yağ halinde varillenip satılıyor. Engin geri kazanım tesisinin amacı rafine etme yoluyla yağın özü olan baz yağları elde etmek. Yağın geri kazanımı sırasında %3'lük konsantrasyonda bir dip suyu elde ediliyor. Yağ her kullanımda sürtünme, sıcaklık gibi nedenlerden ötürü %20-30'luk bir kayba uğruyor. Baz yağ biyolojik ortamda dönüşemeyen bir madde. Bu sebeple gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde bu konuda kontrol mekanizması kurmaya çalışıyor. Engin Geri Kazanım KOSGEB'le de işbirliği içinde. destek alan kuruluşlar arasına girmeye çalışıyorlar. Çünkü sağlık bakanlığı vs gibi herhangi bir kurumdan destek almıyorlar, kaynaklarını kendileri sağlıyorlar. Ve bir takım bürokratik zorluklar da yaşamışlar. Çıkarılan yeni katı atık yağ yönetmeliğine göre getirilen her yağ için analiz yapma zorunluluğu doğmuş. Bu da anladığım kadarıyla yağ miktarı az da olsa analiz için yüksek ücretler ödemek anlamına geliyor. Avrupa'daki bazı ülkelerde geri kazanım tesisleri atık yağı alırken üstüne para da alıyorlar. Türkiye'de ise yağı üreten firma maliyetini de karşılamak durumunda. Suya karışmış yağ atıkları da varillenip o haliyle geri kazanım yoluyla yağ üreten firmalara veriliyor. Arkadaşlar aslında geziyle ilgili notlarım hatta Engin geri kazanım tesisi ile ilgili notlarım bile bu kadar değil ancak uzun olduğu için ikiye bölsem iyi olacak sanırım.
Arkası yarın yani :))
|